
Sıcaktan şikayet ediyorum ama yine de fırınımı kullanmaktan geri durmuyorum. Ne var bunda demeyin; fırının sıcağı Atina'nın sıcağıyla birleşince bırakın 12m2lik mutfağı, evin diğer bölümleri de dayanılmaz oluyor. Kızartması makbul olan balıkları bile fırında yapmak istediğim için; iş yine başa düştü. Tek çeşit yemek yapsam yine iyi; hazır fırını yakmışken bir-iki sebze közlemek veya haftalık ekmeği pişirmek gibi işlere de giriştiğim için, küresel ısınmaya katkıda bulunacak kadar çok kullanıyorum fırınımı.
Son olarak melanurya pişirdim ve bu balığın türkçe kaynaklarda da aynı isimle geçtiğini gördüm. Yine de belki bazı yerel isimleri vardır. Satıcı fırında pişireceğimi öğrenince bana biraz iricelerinden verdi ama yine de bir kişi ancak 2 tanesiyle doyar. Ankara'da (ve muhtemelen Türkiye genelinde) alıştığım, balığı salata ve ekmek eşliğinde ana yemek olarak tüketme tarzı burada pek görülmüyor. Balık, ekseri kızartılmış ya da fırında pişirilmiş patates veya pilav yanında servis ediliyor. Salata tabii var ama bu ek yemekler bence insanın balık yemekten zevk almasını engelliyor ve tabii sofradan çok daha ağır kalkmanıza sebep oluyor. Eğer misafire filan servis edilmeyecekse ben yine bildiğim usulde, tek başına ana yemek olarak hazırlıyorum balığı ve yeşil salatanın yanısıra bir çeşit salata daha yapmaya çalışıyorum. Böylece ne kadar yersek yiyelim hafif oluyor. Bir de özellikle büyük balıklar sofraya temizlenmiş olarak ve mutlaka sos ilavesiyle geliyor. Bu sosun içeriğinde sadece limon suyu+kekik+zeytinyağı olabilir veya yukarıda resmini gördüğünüz daha kıvamlı bir sos hazırlayabilirsiniz.

Portobello mantarlarını bu şekilde salata yapmaya çok alıştım. Eğer isterseniz, fırında közlerken dilimlenmiş soğan halkaları veya kırmızı biberleri de beraberinde pişirebilir ve rengarenk bir salata yapabilirsiniz. Eğer çapı geniş olanlarından bulabilirseniz, bütün haliyle közlenmiş olarak, yuvarlak sandviç ekmeklerinin içinde sunmayı deneyin. Biraz hardal ve pesto sosu ilavesiyle, ve tabii ki bir dilim peynirle birlikte enfes bir ev yapımı vejetaryen burger elde edebilirsiniz. Portobello bulamazsanız kestane mantarı veya normal beyaz kültür mantarlarını kullanabilirsiniz. Yalnız kültür mantarları daha uzun sürede pişiyor ve kurumamaları için üzerlerini biraz yağlamak gerekiyor.


- Kişi başı iki adet melanurya
- 1 adet kuru soğan
- 2 adet limon
- kekik veya biberiye dalları
- zeytinyağı
- tepside kalan balık suyu+zeytinyağı karışımı
- 1 limon
- tuz-karabiber
- bolca taze veya kuru kekik
- 1 çay kaşığı hardal
- (arzuya bağlı) 2-3 çorba kaşığı mayonez
- yarım kilo portobello mantarı
- 1 adet limon
- kekik veya biberiye
- balsamik sirke veya nar ekşisi
- zeytinyağı
Salata için, mantarlarınızı çabucak sudan geçirip kağıt havluyla nemini alın. Yemekle ilgili hemen her kaynakta mantarların asla yıkanmaması gerektiği belirtilir ama toprağa bu kadar yakın yetişen bir yiyeceğin, sadece kağıt havluyla silinmesi beni tatmin etmediği için yine de su altında hızlıca yıkıyorum. Portobellonun iç kısmındaki siyahlıkların ayıklanması gerekiyor. Tadını değiştirmese de, özellikle sote yapıldığında yemeği tamamen siyahlaştırdığı için bunları ayıklamanızda yarar var. Bu işlemi bir çay kaşığıyla veya, eğer varsa sebzelerden top şeklinde parçalar çıkarmaya yarayan resimdeki aletle yapabilirsiniz. Sadece üstten hafifçe kazıyarak çalışın, mantarlar örselenmesin. Temizlenen mantarları hafifçe yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine koyup, çukur kısımlarına tuz ekin ve birer dal taze veya kuru kekik yerleştirin. Balıkları çıkardıktan sonra hazır kızgın fırına verin.


Portobello diğer mantarlara göre daha çabuk pişiyor. 15-20 dakika sonra çukur kısımlarında su toplandığında ters çevirip diğer yüzünüde biraz fırınlayın. Yumuşadıklarına kanaat getirdiğinizde çıkarıp kesme tahtasına alın. Enlemesine dilimleyip üzerlerine 1 limonun suyunu gezdirin. İnce doğranmış maydanoz, taze çekilmiş karabiber ve arzu ettiğiniz miktarda balzamik sirke veya nar ekşisi gezdirip ılık olarak servis yapın. Afiyet olsun...

Tülin'cim baligin her cesidini severim hicbirine dayanamam, ellerine saglik hepsi cok güzel bir sunumla karsimda, tamam bu hafta sonuna balik yapiliyor bizde muhakkak :)
Sevgilerimle canim
Tülincim,
fırında balık bizim de en sık yaptığımız, Mayacığın da severek yediği bir yemek.. böylesi hem daha sağlıklı hem de ev balık kızartılmış gibi kokmuyor. Fırını yakmışken sebzeleri de fırınlamak da en büyük avantajı gerçekten :) Mantarlar nefis olmuş! Böyle büyük mantarları fırınlamamıştım hiç, genelde kestane mantarını içini biraz peynir ve tereyağla fırında pişiriyorum. Böylesini de muhakkak deneyeceğim. Ellerine sağlık!
Bir dahaki gelişimde sana 1 tabak bugün yapacağım kaparilerden getireceğim. Mantar salatası ve balıkla çok güzel yakışır bence... ;)
Teşekkür ederim Özgül. Ne de olsa sağlıklı kabul edilen bir balık eti kaldı, bize de pişirmek düşüyor:-) Selamlar
Merhaba Papatya, tereyağı ilave etmemiştim hiç mantara, çok güzel kokuyor olmalı pişerken. Beni de özendirdin şimdi:-)Mayacığı öperim...
Taze kapari bulabiliyor musun? Ben kapariyi çok severim! Herşeye de koyarım:-) Şimdiden teşekkürler!
Merhaba Tülin,
Önce ablamın kaparileri şimdi de senin közlenmiş mantarların... Hal böyle olunca sürekli yemek düşünür, yemek hayal eder olduk. Ellerinize sağlık.
bahar
Enfes gozukuyor baliklar, yeme de yaninda yat walla.