
Hava iyi olduğu zamanlarda eşimle şehir merkezine gidip sabah kahvemizi orada içiyoruz. Atina'da termometre hiçbir zaman sıfırın çok altına inmese de, rutubetle birleşen rüzgar insanı epey üşütüyor. İstiklal caddesine çok benzeyen, araç trafiğine kapalı Ermou caddesi ve bu caddeyi kesen dar sokaklar; kahve içip kahvaltı edebileceğiniz ufak dükkanlarla dolu. Üstteki fotoğraf geçtiğimiz haftalarda bir cumartesi günü, yine böyle bir cafede çekildi. Gazetelerimizi alıp masaya oturduk ve ana caddeden gelip geçenleri seyrederek kahvaltımızı ettik. Sonra da caddeden aşağı doğru yürüyüp, cumartesileri oluşan kalabalıktan faydalanarak para kazanmaya çalışan, büyük çoğunluğunu yabancı ülkelerden gelen göçmenlerin oluşturduğu satıcıları izledik.
Değişik elişleri ve boyamalar, çantalar satanlar, her zamanki gibi müzisyenler ve büyük ihtimalle tiyatro bölümü öğrencisi olan jonglörler değişik köşeleri tutmuşlardı.


Pazar günü ise açıldığından beri büyük sükse yapan Tike'ye gittik. Henüz Türkiye'deki Tike'lerden birinde yeme şansım olmadı ama buradakine belli aralıklarla gidiyoruz. Yemekler biraz daha az baharatlı hazırlanarak buranın insanlarının damak tadlarına uydurulmuş ama yine de kebap kültürümüzün en iyi örneklerini sunuyorlar. Daha önce değişik yerlerde kebap yeme teşebbüslerinde bulunmuş ama hiçbirini beğenmemiştim. Tike'de ise hem kebaplar, hem lahmacun, içli köfte gibi geleneksel kebap eşlikçileri Türkiye'de yiyebileceğinize en yakın tadda hazırlanıyor. Böyle düşünen tek kişi ben olmamalıyım, çünkü açılalı iki yıldan fazla olmasına ve çok sayıda masa bulunmasına rağmen, hala rezervasyon yaptırmadan yer bulamıyorsunuz. Eskiden haftanın bir günü kapalı olan restoran şimdi her gün açık ve Atina'nın zengin semtlerinden birinde bulunmasına karşın fiyatları oldukça makul. Menü hem Türkçe hem Yunanca iki dilde hazırlanmış ve orijinal yemek isimleri eksiksiz yazılmış. Aşçıların tamamı Türk ve öğrendiğim kadarıyla etleri değil ama geri kalan malzemenin büyük bir kısmını Türkiye'den getiriyorlar.


Bahçe çok büyük ve yazın burada yemek gerçekten çok zevkli, Türkçe parçalar da çalınıyor. Mekanın fotoğrafını ne yazık ki istediğim gibi çekemedim, zira çevre masalarda (benim tanımadığım) ama yunanlılar için çok tanıdık simalar oturuyordu, eşim izin almamızı teklif etti ama ben neme lazım deyip yanaşmadım. Böylece karanlık bir fotoğrafımız oldu. Hiç değilse çok lezzetli olan İskender kebabın resmini istediğim gibi çekebildim:-)

Aşağıdaki resim ise yeni açılan başka bir "Türk" temalı restoran. Sahiplerinin Türk olup olmadığını bilmiyorum, ama yaklaşıp incelediğimiz menüden, aşçının Türk olduğunu öğrendim. Menü aynı şekilde iki dilde hazırlanmıştı ama vitrininden görebildiğim kadarıyla çok ağır bir şekilde dekore edilmiş ve bence aşırıya kaçılmış. Son yıllarda burada etnik temalı kulüp ve restoranlar çok moda. En revaçta olanları da şark usulü dekore edilmiş, ağır mor perdeler ve hint işi döşemelik kumaşlarla süslenmiş olanlar. Yemediğimiz için yemekler hakkında yorum yapamam ama dekordaki "hint-mağrip" karışımı ağırlığın, "Türk" adıyla birleştirilmiş olması açıkçası hoşuma gitmedi. Gece yarısından sonra dansözün de program yaptığını duyunca ben gitmekten tamamen vazgeçtim. Bu yazıyı okuyup da gidenler olursa, izlenimlerini beklerim.
Son yıllarda açılan başka Türk restoranları da var. Bunlarda biri İstanbul'da da yıllardır hizmet veren Pandeli, diğeri ise Sirkeci ismini taşıyor. Kent rehberlerinde haklarında olumlu eleştiriler yazılan bu iki mekanı belki günün birinde ziyaret etme imkanım olur.
İyi hafta sonları hepinize...

Günaydın:-) Eğer buraya gelmek istersen kimi haberdar edeceğini biliyorsun:-) Haklısın, adalarda ayrın bir yaşam ve düşünme tarzı var; anakaraya göre daha olumlu ve olumsuz yanları var. Rodos benim de görmek istediğim yerlerden biri.Hem oradan marmarise de atlayabilirim:-)
Merhaba Tülincim, sayende çok güzel gezmiş olduk, senin bu tip anlatımların bana iyi geliyor gerçekten :) Sevgiler...
Inan Tulin, ozledim baktikca o sokaklari...26 yasima o sokaklarda girmistim bir tatilimizde...
Ne iyi etmissin de koymussun resimleri:)
Sevgili Tülin ne kadar güzel oldu gitmiş kadar oldum:)))paylaştığınız için teşekkürler:))) iyi bir hafta diliyorum:))) Bu arada krerplerde tam benlik ama artık soya kıymasını keşfettim etli yemekler hoşgeldi:)))) sevgilerimle:))))
Teşekkür ederim Safran, keşke gelebilseniz, sizleri de burada ağırlamak isterdim:-)
Eminim iyi bir doğumgünü kutlaması yapmışsındır Deniz, burada herkes eğlenmeyi çok seviyor ve ortama uyum sağlamak kolay:-) Madem sevdiniz, yeni resimler de çekerim, selamlar.
Candan, şimdiden afiyet olsun. Senin de tariflerini bekleriz artık:-)
Ne güzel anlatmışsın Tülincim, çok merak ettiğim Yunanistan'ı sayende keşfediyorum :) Bu arada Pandelli benim İstanbul'da favori restoranımdır. Hele z.yağlı enginarı muhteşem!!...
Canım enginar istedi şimdi Damla:-)Ne güzel zeytinyağlı yemeklerimiz var! Daha farklı fotoğraflar da koyacağım siteye yakında. Sevgile:-)
Ben sirf havaalanindan gectim, maalesef hic sehrin icini gormek kismet olmadi. Bize nazaran sehirlerini temiz ve guzel tutuyorlar degil mi. Evcilkedi, Bizim gibi borekte yapiyorlar mi? Burada Spanakopita yapiyorlar ama baklava hamuru kullaniyorlar, biraz farkli oluyor. Bu guzel yazi icin cok tesekkurler, ben de ilgi ile okudum. :)
Tulincigim, biraz gec olmakla birlikte okuyabildim yazini. Ne guzel orada damak tadina uyan bir restoranin olmasi. Digerini ise es gecmekte seni cok hakli buluyorum.
Merak ettim, Tike'deki etlerin TR'den gelmedigini yazmissin ya, benim burada alismaya zorlandigim bazi tatlarin basinda et gelmisti. Malum bizdeki gibi kan akitma dertleri yok. Merak ettim simdi, Yunanistanda da bizdeki usul mu kesiliyor ki o alistigimiz tatlari yakalayabilmisler? Bu konuda bir bilgin var mi?
Sagolasin paylastigin icin, bir gun gidersek sanki tanidk bir sehirde yuruyor gibi olacagiz sayende :)
Merhaba Mine, acaba ne zaman geçmiştin buradan? 3 yıl öncesine kadar eski havaalanı kullanılıyordu, olimpiyatlardan önce yenisini kullanıma açtılar, şehirden epey dışarıda. Belediyecilik anlayışları bizimkinden pek farklı değil, işler yavaş yürüyor, sık sık grevler oluyor vs. Börek için daha ziyade hazır yufka kullanıyorlar dediğin gibi. Ve bizim gibi yumurtalı-sütlü vs harç yerine, yufkaları sadece yağlamakla ytiniyorlar. Elde açma börek de yapılıyor köylerde ama bana ağır geliyor, arnavut böreğiyle pek alakası yok yani.Yazıyı beğenmene sevindim:-)
Fethiye'ciğim ilk gittiğimde işletme müdürü olan bayanla tanışmıştım. Türkiye'den sırf bu iş için gelmişti. Ben menüde olmadığı halde ayran ısmarlamıştım ilk iş olarak; garson tabii türk olduğumu anlayıp hemen gidip bayana haber vermiş.Bana değişik ülkelerden 22 çeşit et denediklerini ama sonunda ispanya'dan gelen ette karar kıldıklarını söylemişti. İnsan neden Türkiye'den getirtmediklerini merak ediyor ama bu etle de güzel bir sonuç yakalamışlar. Diğer gidişlerimde bu hanımı göremedim, herhalde işler rayına oturunca Türkiye'ye geri döndü. İnşallah gelip bu sokaklarda yürümen kısmet olur:-)
Tulin'cigim, Epey oldu, oniki sene kadar. Zaman ne kadar cabuk geciyor.
MErhaba Evcilkedi,
BEni de Santorini çekiyor nedense. BEn de PAndora gibi Rodos'a gittim (gazeteciyken İzmir Ticaret ODası gezisi ile) Yunan toprakları sayılabilecek tek yer olarak.
İklim , yer şekilleri ve bitki örtüsü olarak Türkiye'den ayrılmış gibi hissetmemiştim kendimi ama yine de orada bulunmak çok hoşuma gitmişti...Çok farklı kültürler olduğumuzu düşünmüyorum, acaba yanılıyor muyum?
Ancak bizim rakımız daha güzel yahu :)
Gerçekten de kültürler arasında büyük fark yok Binnur, hatta hiç umulmayacak durumlarda aynen bizim gibi davranıyorlar. Rakı konusunda yorum yapamayacağım:-) Yalnız onların uzo'su bizimki gibi anason kokmuyor, onu belirteyim. Santorini'ye gidersen eğer tatlı şaraplarını denemelisin, lezzeti çok yoğun ve kalıcı. Sevgiler
evcil kedi tekrar merhaba,ankaraya donus yaptıgım ıcın uzun suredır yazmak ıstedıgım halde fırssatım olmadı.sımdı atına ve turk mutfagını gorunce dayanamadım.tikedekı bayan yoneticiyi ben de tanıyorum.ıstanbula dondu,yerıne bır baska bay yonetici gecti.etlerının neden Tutkıyeden alınamadıgına gelınce,AB ulkelrıne et ve sut urunlerının ,dıger ulkelerden gırısı yasak .Bu nedenle en yakın et olan ıspanyol etını tercıh edıyorlar.eger benden ankaraya daır ıstedıgın bırsey olursa memnuniyetle...atınaya selamlar....
Merhaba Breeze, Ankara'ya dönmene sevindim senin adına, gerçi orada görüşeöediğimize de üzüldüm. Ben de bu aralar ufak bir sağlık problemini halletmek üzere Ankara'dayım. İnşallah dönüşte biraz alışveriş yapıp eksiklerimi de tamamlayabilirim. Yine de önerin için çok teşekkür ederim. Ayrıca açıklamaların için de sağol. Belki yine ziyarete gelirsin Ayina'ya kim bilir? Sevgi ve selamlar...