

"İki resim arasındaki 7 farkı bulun" cümlesi eskiden bulmaca eklerinin çok popüler bir parçasıydı. Bugün sabah mutfak penceremden görülen manzarayı; önceden çekip saklamış olduğum bir başka fotoğrafla kıyaslayınca, aklıma gelen ilk cümle de bu oldu. Gördüğünüz toz zerrecikleri dün geceki müthiş fırtınanın sahra çölünden buralara taşıdığı kum taneleri. Kuvvetli güney rüzgarı her yıl bu kumları atmosfere, dolayısıyla sokaklara, arabaların üzerlerine, balkonlara ve açıkta olan herşeye serpiyor. Oluşan sarı renkli toz tabakası, ortalığı kirlettiği yetmiyormuş gibi nefes almayı ve dışarıda bulunmayı da külfet haline getiriyor.

Sabah dışarıda yapmamız gereken işleri bitirmek umuduyla erkenden kalktık. Pancurları açınca hevesimiz kursağımızda kaldı, pencereleri evi havalandırmak için bile açmadım. Balkonda devrilen saksıları (parmaklığa bağlı oldukları halde) ve evin giriş kapısını dahi kaplayan sarı toz tabakasını görünce iyice keyfim kaçtı. Aşağıdak fotoğrafta gördüğünüz gibi, güneş ışıkları dahi bu toz tabakasını delemiyor.

Ağzımızdan nefes almamaya çalışarak arabamıza bindik ve en acil olan işlerimizi bitirmeye çalıştık. Bu her yıl tekrarlanan bir olay ama ben hala alışamadım. Tahmin edeceğiniz üzere burada solunum yolu rahatsızlıkları, allerji ve astım çok rastlanılan hastalıklar. Zaten ben de buraya geldikten sonra nefes açıcı spray kullanmaya başladım. Ankara'nın meşhur dumanlı havası bile beni hasta edememişti:-) Şimdi kuvvetli bir yağmurun atmosferi temizlemesini beklemekten başka yapabileceğimiz birşey yok. Güneşiniz eksik olmasın...

Sevgili Tülin,
Maço ile ilgili comment için teşekkürler. Çok sevimli arkadaş, ancak sorumluluğu çok fazla, sevgisi olmasa çok zor. Kendini sevdirmeyi iyi biliyor...
Tunus günlerimizden, bu sarı kum yağmurunu iyi bilirim, berbat bir şeydir. Allahtan orada bir saat içinde sağnak yağmur yağardı, etraf ve hava çabuk temizlenirdi. Ama evin içi...benim tarafımdan...
Sevgiyle kal.
Merhaba Tulin,
Bizde bu sene arkadaslarla yunanistan Selanik o taraflara arabayla gitmek istiyoruz. Senin blogundan okuduguma gore oralarin guzel oldugunu soyluyorsun. Bende yutdisinda yasiyorum ve seninle ayni hasreti cekiyorum yazin gelmesini iple cekip bir anonce istanbula gitmek istiyorum. Herseyden memnunum ama keske burasi istanbul olsaydi diyorum. Sanirim seninde esin yabanci. Seni cok iyi anliyorum. Birde beni biraz selanik hakkinda aydinlatirsan sevinirim. Tesekkurler.
Merhaba Şennur, kusura bakma yanıtlamakta geciktim. Tunus'ta durum daha vahim olmalı. Biz burada ilk toz yağmurunu atlattık şimdi ikincisi bekleniyor. Sitendeki el işleri çok güzel, oraya da ayrıca yazacağım zaten.
Hoşgeldin isimsiz arkadaşım,arabayla geldiğinize göre pek çok yeri görme fırsatınız olacak. Gezi tarihinizi ve yaklaşık güzergahınızı bana emaille bildirirsen, daha ayrıntılı cevap yazarım sana. Bu hasret konusu ne kadar çok arkadaşın ortak sıkıntısı değil mi? :-(
emaili yazmayı unutmuşum: evcilkedi@yahoo.com
hoşçakal
Merhaba Tulin,
Yaziyi okuyuncaya kadar, ilk iki resmi gordugumde binalarin uzerindekinin kar oldugunu dusunmustum. Suanda bulundugum sehirde kar yagisinin bol olmasindan dolayi sanirim. :)
Hoşgeldin Obur kedi, bence bol kar yağan bir şehirde yaşadığın için şanslısın. Biz bugün ikinci toz dalgası altındayız burada. Yağmurun yağıp havayı temizlemesini bekliyoruz umutla. Sitene belki bir kaç karlı güzel fotoğraf koyar ve benim gibi bir karseveri mutlu edersin:-)